Evet, Covid-19 pandemisi nedeniyle hastalarımız hastaneye başvurmaya korkuyorlar. Pandemi biliyorsunuz bir yılı aşkın süredir devam ediyor. Kanser hastaları ve kronik hastalığı olan hastalar bu pandemi korkusu nedeniyle hastaneye başvurmaktan kaçınıyorlar ve şikayetlerini erteliyorlar. Bundan dolayı tabi kanser hastalarının özellikle ve kronik hastalığı olan hastaların kontrol ve tedavilerinde bir aksama olduğu gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Bu anlamda içinde bulunduğumuz kolon kanseri farkındalık ayı vesilesiyle halkımızı bilinçlendirmek gerekiyor. Kolon kanseri biliyorsunuz tarama yöntemleriyle erkenden tanı alıp rahatlıkla tedavi edilebilen bir kanser turu. Bu vesileyle halkımıza hatırlatmak gerekir ki kolon kanseriyle ilgili riskli gruptaki kişilerin özellikle tarama yöntemlerini kullanması gerekir. Tarama yöntemleri dediğimiz kolonoskopi ve dışgıda gizli kan testi, sağlık kurumlarında rahatlıkla yapılabilen testler bunlar. Özellikle 50 yaşın üzerindeki kişilerin kolonoskopi ve dışgıda gizli kan testi ile kolon kanseri açısından taranması gerekmekte. Bu anlamda riskli grupların, riskli gruplardan kastımız özellikle ailesinde kalın bağırsak kanseri olan hastaların daha dikkatli olması ve bu konuya önem göstermesi gerekiyor. Kalın bağırsak kanseriyle alakalı şikayetleri, yakınmaları olan hastalarımızın da, ki bunlar şöyle söyleyebiliriz, dışkılama alışkanlığında değişiklik olması gibi durumlarda kalın bağırsak kanseri açısından değerlendirilmek üzere bir sağlık merkezine kişinin başvurması gerekiyor. Bu vesileyle hastalarımıza öneriyoruz. Kolon ve leptum kanseri olarak adlandırdığımız hastalıklar aslında halk arasında kalın bağırsak kanseri olarak biliniyor. Ana tedavi yöntemi cerrahi. Kalın bağırsak kanseri dünyada en sık görülen üçüncü kanser tipi. Ve bu hastalarda biz oldukça sık karşılaşıyoruz. Oldukça sıkça cerrahi tedavilerini uyguluyoruz. Cerrahi tedaviye yardımcı yöntemler de var. Bunlar kematoterapi ve radioterapi olarak adlandırdığımız yöntemler. Ama tedavinin esasını özellikle erken evrede yakalanmış tümörlerde cerrahi oluşturuyor. Hatta çok erken evre hastanın kanserleşmeden önce polip aşamasında yakaladığımız problemleri de kolonoskopik yöntemlerle yani amonyasız şekilde tedavi etme şansımız oluyor. Burada tabii erken evrede yakalanmak için hastalığı tarama yöntemlerinin önemi tekrar ortaya çıkıyor. Bu anlamda yine hastalarımızın bu konuya önem vermelerini öneriyoruz. Cerrahi yöntemler ana tedavi metodu demiştik. Günümüzde teknolojinin de imkanları doğrultusunda cerrahi yöntemler gelişmekte. Günümüzde son zamanlarda kapalı yöntem olarak adlandırılan ya da minimal invasif cerrahi olarak adlandırdığımız cerrahi yöntemler daha popüler oldu. Robotik yöntem de bunlardan bir tanesi. Robotik yöntemle kalın bağışsak kanseri olan hastalarımızı güvenli ve etkin bir şekilde tedavi etme şansımız oluyor. Tabi hastalığın evresi burada önemli. Hastalığın erken evrede olması ya da gecikmiş evrede olması çok fazla tedavi metodunu değiştirebiliyor. Ama temel olarak bütün evrelerde robotik yöntemin ya da minimalinvazifcelahi olarak adlandırdığımız yöntemlerin kullanma şansı oluyor. Robotik yöntemlerin önemli avantajları var. Özellikle hasta için ve cerrahi için avantajlı bir yöntem. Hasta için özellikle daha az kesi ve daha az kan kaybı gibi dokuya daha az hasar vererek ameliyatını yapma şansımız oluyor hastaların. Robotik cerrahi yöntem dünyada yaklaşık 2002 yıllarından beri kullanılan bir yöntem ve teknolojinin bize sunduğu imkanlardan bir tanesi. Bu sayede hastaların daha avantajlı ve cerrahın daha avantajlı bir tedavi yapma şansı oluyor. Robotik cerrahi teknolojinin sunduğu imkanlar sayesinde 3 boyutlu görüntü imkanı sağlıyor cerraha. Daha hassas bir diseksiyon şansı sağlıyor. Ülkemizde de olduğu gibi bizim hastanemizde robotik cerrahi sistem 2012 yılından beri bulunmakta ve hem genel cerrahi alanında hem de üroloji, kadın doğum, göğüs cerrahisi, kaplama cerrahisi gibi alanlarda robotik cerrahi kullanılabiliyor. Kalın bağ sark kanserinin hemen hemen tüm evrelerinde robotik cerrahi sistemleri uygulanmak mümkün ve avantajlarından faydalanmak mümkün. Robotik cerrahinin birçok avantajı olduğunu biliyoruz. Özellikle açık ve laparoscopic cerrahiye göre daha yeni bir teknoloji, robotik cerrahi. Avantajlarını sayacak olursak, robotik cerrahinin 16 kata kadar büyüterek dokuları bize gösteriyor. Bu nedenle daha az kan kaybı, daha özenli bir cerrahi yapma şansımız oluyor. Bunlar tabi hastalara ameliyat sonrası dönemde daha az ağrı ve hızlı iyileşme imkanı sunuyorlar. Robotik cerrahide kullandığımız enstrümanlar minyatür küçük enstrümanlar ve dokuların içerisinde daha derin ve küçük boşluklar içerisinde ameliyat yapma şansımız oluyor. Ve bunlar tabii hastanın iyileşme sürecine olumlu katkı sağlıyor. Biz de robotik cereyay sistemi aktif olarak kullanmaktayız ve bunun avantajlarından hem hastamız, hastalarımız hem de bizler avantajlarından faydalanmaktayız.